Sartre'ı anlamaya çalışırken buldum kendimi. Anlamasam da henüz voroluşçuluk felsefesinin içine girmeye çalışıyorum. Çünkü sartre'ı anlamak için bunun şart olduğunu gördüm.
Hayatınn gündelik telaşları olmayınca kendimi edebiyata, sanata, bilime hatta gönüllülük faaliyetlerine verebiliyorum. Kendim için yapabileceğim en güzel şeylerin bunlar olduğunu söylüyorlar ama ben yine de tatmin olmayan biri olarak, belki de alışkanlık, herkes gibi telaşlarla geçmesini bekliyorum ömrümün. Bunun için de en yakın tarih eylül, bekliyorum elimden başka bir şey gelmeden...
Önümdeki üç ay içinde de ilaçların bünyeme oynadıkları oyunu beklemekten başka çarem yok. Hayat bazen ölümü isteyecek kadar zor. Ve bu sefer devreye isteyip de yapamamak giriyor, derken varolmak ya da olmamak yaşamak ya da yaşamamak, neden yaşamak zorunda olduğun neden bu duruma geldiğin yenildin mi, hala başa çıkabilir misin vs bir çok soru da üretebilirim kolay benim için çünkü ben hergün bunlarla yaşıyorum.
Elif
Kardeşim ..
YanıtlaSilBelki de sıkıntı ettigimiz seyler'Aliskanliktir' .bunu da su an sen uyandırdın beynimde.. Hep düşündüğüm ama kondurup kabullenemedigim birseydi bu..'alışkanlıklar' ... İnsanlar böyle yaşıyor ben de öyle olmalıyım hatta belki daha iyisi.. Gecmisten gelen günlük rutinlere ben de dahil olayım inancıyla yasıyoruz belki de..
Cok sorguluyorum kendimi İnan! Bu dünyaya var olmaya degil de 'yok' olmaya gelmişizdir. Olamaz mı? Yaratan ona daha yakın olmamızı hissettiği için 'ahh' diyeceğimiz dertlerle yıkıyor olamaz mı ruhumuzu?
İnan artık var olmanın pesinde değilim .. Ruhumun huzur icinde yok olması taraftarıyım.. Dualarla,sabırla ...
'Nar'