Eski filozoflar tüm bilimleri
bilirlermiş.Matematik, fizik, astroloji, psikoloji, yedi tane bilim vardı
yanlış hatırlamıyorsam, şimdi eksik olanları tamamlayamayacağım.Şimdiki
filozoflara, yazarlara, bilim adamlarına bakıyorum, hepsi de bir tane bilimden
tam anlamıyla haberdar.Hayatları boyunca tek bir şeyin etkisi altında
şekilleniyor tüm davranışları. O’nları eleştirdiğim filan yok.Tamam, çok da
beğenmiyorum doğrusu ama kendim bir bilim dahi olsa hakkıyla biliyor muyum?
Benim atalarım , çuvaldızı kendine iğneyi başkasına batır, der. Kendimi çok
eksik buluyorum, daha fazlasını yapıyorum savaşıyorum kendimle. Ne yalan
söyleyim bu konuda benden ileride olan sanat adamlarını görünce ümidim de
yıkılıyor. Artık kimse öyle olamıyor, ben mi olacağım? Diye soruyorum kendime.
Mesela Nurullah Ataç şiirin, şairin etkisinde
kalmış. Her yazısında mutlaka bir beyit, bir dize. Lafın gelişi bir dedim daha
da fazla oluyor. Hangi konudan açarsa açsın yazısını bir beyitle
zenginleştiriyor. Kendisi de sık sık dile getiriyor yazılarında şair olmak
istediğini, şiiri çok sevdiğini fakat olamadığını. İçinde ukte kalmış hem de
öyle böyle değil. Zaten pek sevmem şiiri bir de bu ara üst üste Nurullah
Ataç’ın kitaplarını okumam vesiyle gördüğüm beyitler beni iyice tiksindirdi.
Belki ağır bir ifade oldu tiksinmek, bu konudan ne kadar sıkıntı duyduğumu
ifade etmek için kullandım sadece, maksadanı aşan bir ifade oldu sanırım.
Nimetten tiksinilmeyeceği gini sanattan da tiksinilmez bence. Teşbihte hata
olmazmış.
Amatörce de olsa yazıyorum bu
satırları. Acaba neyin etkisinde kalarak? Benim içimde ukte kalan şey ne?
Öğrenmeden, daha sonra da etkisinde kalmadan bir sanat eseri ortaya çıkarmak
mümkün değil mi? Bin bir çeşit şey varken hayatta ben bir şeyin etkisiyle
yaşamak istemiyorum. Şuanda da etkisinde olduğum bir şey var mı, varsa da o
nedir bilmiyorum?
Bilmeden sosyoloji biliminin içinde
buldum kendimi. Psikoloji bilimiyle ilgileniyordum, nedenini bilmediğim
sıkıntılarımı anlayabilmek için. Sosyolojinin bu isteğim, ihtiyacım konusunda
bana hiç yardımcı olmadığını söyleyemem.Hatta ne zaman aklıma psikoloji gelse,
her şeyde bir hayır vardır, sözünü tekrarlattı bana sosyoloji. Sormayı aklımdan
dahi geçiremeyeceğim soruların varlığından haberdar etti beni. Çoğu soruyu
cevabıyla birlikte sundu önüme. Tam bunun zevkine varmışken bıraktı, sen
araştır daha fazlasını öğrenmek istiyorsan dedi bana okul. Öğrenmek istedim,
farklı şeyler okudum fakat sosyoloji derya deniz ve ben şimdi bu öğrenme
konusunda pek de başarılı olamadığımı düşünüyorum.
Bugün de bilimden, insandan,
yaptıklarımdan, yapamadıklarımdan açmak geldi içimden. Karaladım bişeyler, karalama
kelimesini bilinçli olarak kullanıyorum yazdıklarımın değerli olduğunu
düşünmediğimi ifade etmek için.Çoğu kişinin zaman zaman da olsa hadi bir kere
olsun yine de aklına gelmiştir bu cümleler. Benim tek farkım diğer insanlardan,
onların önemsemediği düşünceleri ben yazarak kaydediyorum. Kimsenin
önemsemediği şeyi önemsediğimi düşünmeyin sadece yazmayı sevdiğim için
yapıyorum bunu. İlerde birgün, bunları neden yazıyorum? Sorusunun cevabını da
bulursam mutlaka onunla da ilgili bir karalama yapacağım.
Özgeyevski
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder