8 Mayıs 2013 Çarşamba

Esen'e ithafen...


 Aşk üzerine söylenmiş ne kadar çok söz var. Aşk ateşiyle yanmak, aşkından kül olmak, aşık dünyayı maşukasının aynası sanır,aşığa Bağdat ırak değildir gibi. Bir o kadar da hayatımızın içinde aşk. Fizyolojiye ve dine konu olmuş.Belki daha başka alanlara da.İnsanoğlunun bu kadar uğraştığı aşk hakkında yazmak istiyorum bugün.
  Ben aşık değilim bunun sayesinde çok farklı yönlerinin görebileceğimi düşünüyorum ;çünkü  aşık olunca kör olurmuş insan.Aşk deyince iki karşı cinsin birbirine hissettiği yoğun duygulardır.Doğa aşkı, anne aşkı, evlat aşkı ya da daha başka şeylere duyulan aşkın varlığından söz ediyorlar.duyulan sevginin fazlalığından dolayı aşk olarak nitelendiriyor olabilirler hepsini fakat aşk deyince benim aklıma bambaşka şeyler de beraberinde geliyor.Karşı cinse duyduğumuz aşktan dolayı hormonlarımız farklı salgılar üretiyor, beynimiz farklı çalışıyor, sadece görmek kalbimizin hızla çarpmasına belki terlememize ve hatta karşımızdakini dünya güzeli olarak görmemize neden oluyor. Bunlardan hangisi bir doğa harikasını veya çok sevdiğimiz bir başka şeyi gördüğümüzde başımıza geliyor?
  Doğru, aşk duyulan sevginin aşırı olduğunu ifade eder.Fakat 'aşığım' kelimesi bahsettiğim tüm değişikliklerin meydana çıktığını ifade ediyor çünkü hepimiz bu kelimeye bu anlamları yüklemişiz.
  Aşık bir insan aslında hiç katılmadığı ama 'yürekten inandığını' düşündüğünü fikirlerin savunucusu haline gelir.Başka bir insanın ruh ikizi oluverir.Bir gün gelir biter bu aşk.Böylesine yoğun bir duygunun günün birinde tamamen kalkabileceğine inanmak zor gelir aşkı yaşayan insana.Diğerleri de uzaktan bakarken aşkın biteceği günü az çok tahmin edip saymaya başlarlar. Aşkın ömrü üç yıldır gibi. Herkeste aşk bitiyor mu bilemeyiz ama tüm ilişkilerin bitmediği kesin.Eğer kişisel değişmelerin sadece ruhsal değişimlerine değilse sürüyor bu ilişki yoksa ruhun sıkışmaya başlıyor günden güne ve kendin yarattığın aşkı kendin öldürüyorsun öldürmekle de bitmiyor ki...Bir bakmışsın aşk olmuş alışkanlık.Alışmış kudurmuştan beter misali kuduruyorsun bu sefer.Fizyolojik etkisini geride bırakıyorsun ama ne olursa olsun aşıkken yaşadığımız güzel günleri başka bir duyguyla yaşamamız imkansız.


  Kimi seversen ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın...
  Dilediğin gibi davran, lakin şu da her zaman hatırında olsun ki, bu dünyadan bir gün göçeceksin ve hayatı bir kez yaşayacaksın...

Özgeyevski

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder