26 Nisan 2014 Cumartesi

Kaos

Son birkaç aydır kendimde değilim. Düşüncelerim yorgun ve pes etmiş şekilde beynimde varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Kendime olan öz güvenimi soyutladım dünyadan.. Soyutladılar desem başkalarınn kendi hayatıma invaze olmasına izin verdiğim için daha çok kızacağım kendime. Ama gerçek olan da bu sanırım. Bezdirildim. Kötü olduğum, beceriksiz olduğum vuruldu sürekli yüzüme. Hiç bir şeyden anlamadığım savunuldu. Haksız olan taraf daima ben olduruldum. Halbuki beceriksiz, kötü ya da haksız olacak kadar vaktim bile olmadı. Her insan gibi tecrübelenerek adım attım hayata. Her an bir önceki andan daha donanımlıydı benim için. Hep sustum, susturuldum, susturulduk. Çok sevdiğimden sustum. Çok sevdiğim ne kendim ne de karşımdakiydi.. Öyle sevdim ben mesleğimi..
Tüm bunların üzerine ruhuma nüfuz edemeselerde vücuduma nüfuz etti tüm sıkıntılar. Hastalıklar hiç bırakmadı peşimi. Kendi hastalığım hiç üzmedi beni ama çok yordu. Ardından annemin hastalandığını duyunca dünyadaki tüm sesler yok oldu. Ben yok oldum. Bu sefer hiç düşünemiyordum.  Uyuşuktu tüm bedenim. Nereye neden gidiyor, neyi neden yapıyordum? Kendime cevap aramayacak kadar uyuşuktum. Cevabını gördüğüm tek şey gerçek dostların kim olduğuydu.. Kızdım uyuşukluğun çepe çevre sardığı beynim düşünemediğinden çok kızdım.. Ama öyle güzel geçti ki bu kızgınlık.. Tecrübe etmeyen bilemezdi. Sadece birşeyin daha fazla kafamda kazınmasını çok istedim. Ben bu dünyada yalnızdım...
'Nar'